Kayıtlar

Çekip gitsek mi?

Resim
Her geçen gün bir başka kötü haber alıyoruz.. Ne yazık ki şanslıysak  bir yeni felaketle karşılaşıyoruz...  Bu aralar hepimiz uzaklaşmak istiyoruz buralardan... Kaçıp gidersek kurtulur muyuz? Hayır elbette ama belki bir nebze olsun uzak olmak iyi gelir...  Belki de bu ülkeyi hep bir elden terk etmeliyiz... Hayallerini, umutlarını, yarınlarını çaldığımız çocuklara bırakmalıyız bu toprakları... Eminim ki onlar birlikte yaşamanın bir yolunu bulacaktır bizler onların aklını karıştırmazsak...  Telefonu kapatıp, Twitter'dan çıkıp, Facebook'u unutup... Yolun götürdüğü, insanların unuttuğu, yalnızlığın huzura denk düştüğü bir yerlere gitmek var aklımda... Bir Cunda zamanı gelmiş sanki...

Hayat sürprizlerle dolu...

Resim
 Sonbaharı ortalamışken yılın en duygusal dönemlerinden birine girmişken kafamın içinde binbir tilki fıkır fıkır kaynatırken yazmasam çatlardım =) Bütün yapraklar kendilerince renk katarken etrafa çoğu kez bu geçişi kaçırdığımı fark ettim. Doya doya bakamaz hale gelmişiz acelemizden! Devamlı acelemiz var bu hayatta. Hep bir yerlere yetişiyoruz.. devamlı bir kaos... yatıp dinlendiğimizi sandığımız yegane anlarsa hastalanıp yataklara düştüğümüz zamanlar halini almış... Sahi neden bu kadar koşuyoruz?.. Gerçekten elimizden hızla akıp giden ne var? Neyi kaçırıyoruz? Daha iyi işleri mi? Yoksa daha iyi bir adamı mı? İndirimdeyken bedenimize uygun elbiseleri mi? Tam olarak neye yetişmek için bunca kaos? Bu kadar koşuşturmacanın ortasında hızla yenmiş öğlen yemeklerine ne oluyor peki? Kaçırılan kahvaltılar, sararan yapraklar, bir bebeğin ilk adımları... Bu aralar sık sık "hastalanınca anladım ki..." diye başlayan yazılara denk geliyorum... Stre...

Aklımda beliren...

Resim
O kadar film izle, kitap oku, insanlar tanı... Sonra beynin kendi canı ne istiyorsa onu yapsın... Mesela benim görsel yanım bir tuhaf çalışıyor kesinlikle... Ne yaparsam yapayım, Fransız stili dendiğinde bu tarz ayrıntılar canlanıyor gözümde... Evet ben de biliyorum daha fazlası ama elimde değil =) Rahat, kendine güvenli, sade ve şık kadınlar mesela... O şarabı dışarıda içeceksem hakkını veririm tıkırtıları... Bir kahve içelim mi sohbetleri... Peki ya sizde neler var?

İstanbul...

Resim
Başlı başına bir dünyasın gözümde... Sen çağırdın ve ben geldim... 

Marilyn Monroe hep aramızda...

Resim
Bakmalara doyamadığımız kadın... Onlarca yıl da geçse varlığı hep bizimle olacak... Kadınsı haliyle belli bir döneme damgasını vurdu... Eldivenler, kırmızılar derken resmen dişiliğin kitabını yazıp gitti bu dünyadan... Zorlamadan, şişirmeden, sıfır beden olmadan güzeldi... seksiydi ve kadındı... ... öptüm ...

İngiliz kraliyetine mensup bir yanım...

Resim
Bir yanım çılgın tasarımları görünce heyecanla yanıp tutuşuyor ama diğer yanım adeta kraliyet ailesinin küçük prensesi... Böyle İngiliz çiçekleri, pastel tonlar, romantik hatlar... Resmen gördükçe aklım yerinden oynuyor, gözlerimden kalpcikler çıkıyor =) Delonghi'nin bu serisi gönlüme taht kurdu bile. Servis ve kalite şartlarını biraz araştırıp mutfağı bu güzelliklerle doldurmama çok az kaldı Demliğin güzelliğine bakar mısınız? Nasıl büyülenmez insan bu güzellik karşısında....  ....Bekle beni Beş Çayı... Beyazın, kremin ve pastelin tüm tonları bir araya gelince nasıl da sıcacık bir ev çıkıyor ortaya... Bir de çiçekler eklendi mi, her şey bir anda güzelleşiyor sanki... Romantik günler dilerim. ... öptüm ...

Varsa bir nefesiniz alırım...

Resim
Bazen uyanınca "Bu hayat biraz sıktı, yenisini alıyım bi zahmet" dediğim oluyor... İşte bu zamanlarda varsa bi nefesiniz alırım =)