Yeteri kadar...

Yeteri kadar sevmek?

Sevmenin dozu ayarlanabilir mi?

Hepimiz aynı şeyi söylüyoruz, eski zamanlar böyle değildi... Sevmeler böyle değildi... Her şey daha güzeldi... 

Tuhaf olansa hepimiz bundan şikayet ederken yine de bu karmaşa böyle devam ediyor... Değiştirmek için elimizi taşın altına sokmuyoruz... Sizce de saçma değil mi?!

Oysa unuttuğumuz bir şey var. Hepimiz tüketim çocuğu olduk. Tam da bu yüzden her şeyi tüketiyoruz. Tek derdimiz sahip olmak, sonunu görmek, bitirmek ve bir sonrakine doğru hızşa ilerlemek...

Ve ne yazık ki sevgilerde de, ilişkilerde de durum aynı...

Görüyor, beğeniyor, istiyor ve alana kadar uğraşıyoruz. Sahip olana kadar her şey mübah zihniyetiyle, bencilce saldırıyor ve ulaşınca da yenisini aramak için etrafımıza bakınmaya başlıyoruz...

İlk tartışma son tartışma olabilirken bazen de ilk sevişme son sevişme oluyor ve arkaya bakmadan kapıya yöneliyoruz...

Tek gecelik ya da kısa süreli... ne derseniz deyin; sonuç oyuncağına ulaşana kadar her türlü numarayı yapan çocuğun hevesi kadar... Geride kırık dökük parçalar, yara izleri... ve yetişkin olduğuna inana bir çocuğun "ben onu yeterince sevmiştim" savunması...

Yorumlar

  1. çocukluktan başlıyor bence bu her şeyi çabuk tüketme huyu artık.
    eskisi gibi istediği olunca günlerce sevinen çocuklar göremiyorum maalesef, iki saatte bıkmış usanmış oluyor günlerce al diye insanı bıktırdığı oyuncaktan vs.

    büyüdükçe ilişkilere de yansıyor bu durum ne yazık ki. Her şeye daha kolay ulaşmak mı bizi bu kadar sığ yaptı acaba?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar