Gülümse...

Aslında çok büyümedim daha... Hala ağaçlardaki tomurcukları görünce kıpır kıpır oluyor içim ve hala bir yanım üzülüyor ya bi anda soğuk olur da dondurursa bu minik mucizeleri diye... Ama değişen bir şeyler var bende. Mesela üzülsem de kontrolü ele alıp "doğanın dengesindeki mucizeye bak ve güven. Evren her şeyi en güzel haliyle bize sunuyor." diyip sakinleştiriyor minik kızı.
İçimdeki bu gücü seviyorum. Ne kadar kötü olursa olsun ne  kadar mızmızlanırsam mızmızlanayım vakti geldiğinde ortaya çıkıyor ve inancımı kaybetmeme asla izin vermiyor. Hepimizin kötü saatleri, günleri hatta ayları oluyor biliyorum; en kötüsü  de bir tek bizim o kadar kötü durumda olduğumuza inandığımız o aldatmaca ruh hali oluyor. Aslında tam da o zaman içimizdeki felaket habercisini susturup güzel olanları gözümüzün önüne koymalıyız. Hepimizin iyi olduğu bir sürü şey vardır. Bunları yapmanın bizi nasıl da mutlu hissettirdiğine bakmalıyız. Önce derin bir nefes alıp sonrasında yataktan ve salaş kıyafetlerden kurtulup özellikle de şu günlerde dışarı çıkmalı, yüzümüzü güneşe dönüp gülümsemeliyiz. Çok gülenin ağlayacağı sözü tamamen uydurma aslında siz beni dinleyin ve bir kahkahanın bin kahkaha olmasının tadını çıkarın. Yemek yiyin, doğaya çıkın, dua edin, arkadaşlarınızla vakit geçirin, spor yapın, güzel bir resme ya da fotoğrafa bakın uzun uzun, müzik dinleyin, bir şeyler karalayın, "işte bu!" dediğiniz anların fotoğraflayın, yazın, okuyun...

Hayat çok güzel... Doyasıya yaşayın... Geçmişi kabul edip olduğu yerde bırakın ve geleceğe güvenin ama asıl macera burada... bu "an"ı yaşayın...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

okumak güzeldir...