Kayıtlar

Yeteri kadar...

Resim
Yeteri kadar sevmek? Sevmenin dozu ayarlanabilir mi?
Resim
 Her günü ayrı skandal olan bu ülkede yaşamaktan öyle sıkıldım ki artık...  İçine kusup sonra da sifona basıp gidesim var....  Yok yere ölen gencecik insanlar,  yanlış politikalar sebebiyle ortalıkta sersefil gezen sığınmacılar, işsiz milyonlarcamız, emekli olursam geçinemem diye düşünerek her türlü zorluğa katlanan insanlar, eğitim sisteminin pis oyunları içinde çarkların dişlileri arasında ezilen gencecik umutlar, dünyanın sadece kendine ait olduğunu düşünen vahşi insanlar tarafından her türlü zulme uğrayan canlar ...   Hayat adil olacağını hiç söylemedi ama bizler vicdanlı olmayı, sevmeyi beceremez miydik?
"Cinselliğin, işin içine tecavüz girmediği sürece korkulacak bir tarafı yoktur ama korkunun içinde bol miktarda cinsellik bulunur. Dinin de korkulacak bir tarafı yoktur, fakat korku kavramının içinde bol miktarda din bulunur." Sezgin Kaymaz

okumak güzeldir...

Resim
  Kendimi bildim bileli okuyorum. Tavsiye edilen kitaplardan kapağını beğendiğim dergilere, şampuan arkalarından köşe yazılarına... Benim için bahaneye ya da boş zamana gerek yok. Okulda, işte, otobüste, tuvalette, plajda, kahve içerken, çimlerde... her yerde okuyabilirim.   Bu tutkunun temeli babamdı belli ki... Yüzlerce, belki de binlerce kitabıyla ve hep okuyan haliyle örnek oldu... Gözü gibi baktığı kitaplarını sakınmadı ama henüz küçüksün diyerek de bana yaşıma uygun olanları aldı... Şimdi mi sanırım bu yaşımda onun kitapları kadar kitaplarım var ve tabii ondan bana miras kalanlar...   Okumayan insanları anlayamayacak kadar da tutkuyla bağlıyım onlara. Okumadan nasıl yaşanır bilemiyorum aslında ve tavsiye ediyorum... Lütfen okuyun...   Bu alışkanlığı kazanmak için hiçbir yaş geç değil... İşte bir kaç tavsiye;

Aniden...

Resim
Bir gün gelir ve durursun. Öylece dikilir ve çevrende olup biten hiçbir şeyi istemediğini fark edersin. Sanki bir anda uyanmış ve anlamsız telaşlardan sıyrılmşsındır. Neredeysen oradan uzaklaş, gidebildiğin kadar uzağa git. Ve sonra... Gözlerini kapat, kalbini dinle... Mucizeye hazır ol... Aniden gelecek ve bir daha asla eskisi gibi olmayacak ;) Öptüm...

Size de merhaba felaket habercileri... benim başlangıç saydığım sizin kabusunuz mu gerçekten?

Resim
Bugün çok konuşasım var belli ki...  O yüzden yazdıkça yazıyım da biraz hızım kesilsin ;) Bu yazıyı yazabilmek için önce  Coffeeplaylist  adresinden mochayı seçtim kendime, kahvemi aldım, müziğim kulağımda... Dünden beri her yerde felaket tellalları bağırıp duruyor, tutulma geliyor.. deprem olacak, sel basacak, yangın çıkacak falan falan... Hepsini omuzlarından tutup sarsmak istiyorum. Yeter artık, insanları korkutup da kocaman bir korku enerjisi yaymayın dünyaya, diye... Maalesef bazılarımız korkularla o kadar içli dışlı ki korkmadan yaşamaya devam edebileceklerini bile bilmiyorlar... Ben her şeyin sevgiyle var olduğuna inanıyorum, hep de böyle oldu. İnancım sevgi temelleri üzerine kuruludur. Korkarak yaptığım herhangi bir işin iyi sonlandığını da hiç görmedim.  Tutulmalar da, dolunay da benim için, hep gitmesi gerekenlere ve yeni geleceklere açılan kapılar oldu... Lütfen siz de buna inanın... Sevgiyle bakın dünyaya... Eğer bu konulara mer...

İlişkiler....

Resim
Kocaman ve karmakarışık bir dünyada yaşıyoruz... Her sabah uyandığımızda yeni bir günle yüzleşmek için kapıdan dışarıya adımımızı atıyoruz... Ve bu yolda bazen kalbimizin kapısında insanlar beliriyor... Kendi ellerimizle kalbimizi bu insana veriyor ve ona iyi bakmasını umuyoruz... Aslında hepsi bu...Kocaman bir umutla başlıyoruz her şeye... Kimimiz geçmişte getirdiklerimiz nedeniyle biraz daha çekinerek başlasa da bu oyuna aslında hepimiz "O" insanı arıyoruz... Her sabah uyandığımızda gülümsememize sebep olacak, en hırçın dalgalarda güneşi hatırlatacak ve ruhumuzun büyümesinde yanımızda olacak.... Peki... Hepimiz bunu ararken ve daha da önemlisi isterken neden çok azımız buna sahip... Neden hala kalplerimiz kapalı kutularda ve kilit altında....